- eğer anne karnında zifiri karanlıktaki bebeğe “dışarıda, ışıktan bir dünya, yüksek dağlar, büyük denizler, engebeli ovalar,...
“Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine, akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak bir ceza vermek istiyorsan onu bütün samimiyetinle...
Orhan Gencebay, Sevecekmiş Gibisin
[Flash 9 is required to listen to audio.]
ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin
ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin
ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim
ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyim
kime sorsam dönüşüm yok
nereye gitsem mavi
yelkenimde deli rüzgâr
her yanım tuz, deliyim….
Virginia Woolf
İnsan ilk okuduğunda eline kağıt kalem alıp, aklına ne gelirse yazmak istiyor. Yazmak isteyipte yeterince cesur olmayanlar -benim- için tekrar tekrar okunası sözler.
Yeditepe İstanbul
“Seni öyle seviyorum ki” demenin çiçekli söylenişi…
Bana şöyle bir bak diyorsun
Alıcı gözüyle, tepeden tırnağa
Yeni dalınmış bir uyku gibi bak
Çobanların söndürmeyi unuttuğu dağ ateşi
Kaleden kaleye uçurulan ak güvercin
Rüzgara emanet edilen fısıltı gibi
Yazdan kalma bir gün gibi bak bana
Bana şöyle bir bak diyorsun
Posta kutusuna gece yarısı bırakılan bir mektup gibi
Kızağından kayıp bitmeden denize inen bir tekne
Gökyüzünün denizyıldızlarıyla dolduğunu gören
Bir dalgıç gibi bak
Akşam kırılmaya başlarken içimde
Dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana
Bana şöyle bir bak diyorsun
Bir ışın demetine sarılır gibi bak
Unuttuğum ve istemesem de
Yüzlerini bir türlü anımsayamadığım
Çocukluk arkadaşlarım gibi
Kahve fincanına damlayan gözyaşı
Kara düşen kan damlası gibi
Diyorsun ki- evet, mavi gözlerinden bile ürpertici bu-
Kınından çıkarılan bir hançer gibi bak bana
Bana şöyle bir bak diyorsun
Yaşama sevincini sana ben veriyormuşum gibi
Sevgilin olmasam da sevgilinmişim gibi bak
Kumsalda bırakılan ayak izi
Kanadın üzerine değen bulut gibi
Kayalıklara sürüklenen bir gemiye
Yanıp sönen deniz feneri gibi bak bana
Çünkü unutmamanın eşiğidir
Ve anımsamanın kapısıdır bakmak
Sevgili İrem
Bunun için bile kibrit çakılabilir
Okyanusun kıyısında
Karanlıkta
Bir kedi gözü gibi
Pençeleriyle dolaşırken aşk.
Sevda Üstüne
Bütün kitapları yakmalı,
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır.
İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe,
Yürek mi derler
Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar
Bir tek meyve veren dalı keserler
İnsan dediğin bir buğday tanesi gibi olmalı
Esti mi bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek yaprak veren dalın boynun vurmalı.
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz,bucaksız olmalı
Gel çıkalım sevgilim gel
Gel kurtulalım birler hanesinden
Açalım yüreğimizin kapısını sonuna kadar
Sevelim,sevelim,sevelim…
Sevebileceğimiz kadar